7)PEDODONTİ-ÇOCUKLARDA AĞIZ ve DİŞ SAĞLIĞI

Bebeğimin dişleri çıkıyor…

Bebeğiniz 6. Ayından itibaren ilk süt dişlerini çıkarmaya başlar. Süt dişleri bebeklerin gelişiminde önemlidir. Yiyeceklerin çiğnenmesinde, konuşmada, estetik olarak güzel görünmede ve kalıcı dişlerin normal pozisyonda çıkmasında rol oynarlar.

Sağlıklı süt dişleri için neler yapmam gerekiyor?

Sağlıklı bir süt dişi dizisi için düzenli fırçalama, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ve düzenli diş hekimi kontrolü gerekmektedir.

Fırçalama süt dişleri çıktığı zamandan itibaren yumuşak ve yaşa uygun fırçalarla günde 2 kez yapılmalıdır. Fırçalamada amaç tüm beyaz mine yüzeylerinin temizlenmesidir. Fırçalama dişetinden ağız içine doğru dairesel hareketlerle yemeklerden sonra yapılmalıdır. Fırçalama da çocuğun yaşına uygun fluoridli diş macunu sadece bezelye tanesi büyüklüğüne kullanılmalıdır. Yatmadan önce dişler mutlaka fırçalanmalıdır.

Biberon çürüğü nedir ve nasıl önlenir?

Bebeklerde özellikle gece uykuya dalarken, biberonla uzun süre süt veya meyve suyu içmek dişlerin yaygın şekilde çürümesine neden olmaktadır. Bu yaygın çürüklerin temel nedenini, dişlerin uzun süre bu sıvılarla temas halinde olması oluşturmaktadır. Bu nedenle gece boyunca bebeğe sadece su verilmesi doğrudur.

Fluorid uygulaması nedir?

Fluorid dişlerin güçlenmesine yardımcı olur. Yaşa uygun olarak, dişlerin güçlenmesi sağlamak için diş hekimi diş yüzeylerine klinikte çeşitli florid uygulamaları yapabilir.

Kötü alışkanlıklar ne gibi sonuçlar doğurur?

Dilin dişler arasına sokulması, parmak emme ve tırnak yeme gibi kötü alışkanlıklar süt dişi dizisini bozduğu gibi sonra gelen sürekli diş dizisine de etki eder. Yüz gelişimi bozulur.

Bu alışkanlıkların ortadan kaldırılmasında pedodontistler gerekirse pedagogla ile de işbirliği yapılmalıdır.

Dişeti hastalığı çocuklarda görülür mü?

Diş eti hastalığı çocukluk döneminde daha çok diş sürmesi sırasında, ağızdan solunum yapıldığında, dişlerin kapanış bozukluklarında, kötü alışkanlıklar nedeni ile ve herpes  enfeksiyonunda görülebilmektedir. Hastalığı oluşturan etkenler ortadan kaldırılmalı ve diş hekimleri tarafından gerekli tedaviler yapılmalıdır.

Çocuğumun ağzında yeni dişler çıkıyor…

6 yaş civarı ilk kalıcı azı dişleri, en arkadaki süt dişlerinin arkasından ağız içine sürer, bu dişler çoğunlukla süt dişleri ile karşılaştırılır. Oysa kalıcı dişlerdir ve değişmezler. Bu dişlerin sağlığının korunması çocuğun çiğneyebilmesi, yüz ve çene kemiklerinin gelişmesinde büyük önem taşır.

Yüzey örtücü ( fissür örtücü) nedir?

Fissür örtücü denilen koruyucu maddeler süt veya sürekli azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerine diş hekimleri tarafından uygulanır. Fissür örtücü çiğneyici yüzeyleri örterek bu girintili çıkıntılı bölgelerin bakteri ve besinlere temasını keser ve çürük oluşumunu engeller.

Diş sağlığı açısından doğru beslenme nedir?

Beslenmede özellikle öğün aralarında şeker ve çikolata gibi şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Ayrıca yine ara öğünlerde şekerli meyve suyu ve sodalı içecekler kısıtlanmalıdır. Şekerli rafine gıdaların yerine, meyve gibi doğal, sulu ve lif oranı yüksek gıdalar önerilmelidir. Özellikle yemek aralarında tatlı bir şeyler yenmek isteniyorsa ‘diş dostu’ logosunu taşıyan ürünler tercih edilmelidir. Bu ürünler dişleri çürütmezler.

Ortodonti ne zaman gerekli olur?

Hem süt hem de sürekli dişlenme döneminde, diş dizisinde bir bozukluk olduğunda koruyucu ortodontik tedaviler ile dişlerin, çene kemiklerinin doğru gelişimi, çocuğun düzgün yüz görünümü ve çiğneme yeterliliği sağlanır.

Pedodonti, kelime anlamı ‘çocuk diş hekimliği’ olan ve doğumdan ergenlik çağının sonuna kadar geçen dönemde çocukların ağız ve diş sağlığını inceleyen anabilim dalıdır.

Çalışma kapsamı içinde; çocuklarda diş çürümesi bozuklukları, takibi ve önlenmesi, çocuklara çürükten koruyucu işlemlerin uygulanması, süt ve sürekli dişlerin çürüklerinin tedavileri, erken diş kayıplarının oluşmasıyla ortaya çıkabilecek olumsuzlukların bazı apareylerle önlenerek diş dizisinin düzgün bir şekilde korunmasının sağlanması gibi uygulamalar yer almaktadır.

BEBEKLERDE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

Diş hekimiyle ilk randevunun, ilk üst dişinin çıkmasından sonra yaklaşık 6 ay içinde ya da en geç bir yaşına kadar gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ancak böyle olursa, diş hekimi çocuğu takibe alabilir, yanlış beslenme alışkanlıkları konusunda aileyi uyarabilir ve çürükten koruyucu uygulamalar hakkında aileyi bilgilendirebilir. Oluşabilecek çürük lezyonlarının erken tedavisi için bu ziyaretlerin altı aylık aralarla sürdürülmesi önem taşır. Uygulanacak tedavilere, dişlerin sürme ve düşme zamanları göz önünde bulundurarak karar verilmelidir. Diş çürüğü anneden çocuğa bulaşabilicek bakterilerin oluşturabileceği bir hastalıktır. Bu nedenle, çocuğun biberonu ya da mama kaşığını annenin kendi ağzında deneyerek soğutması, bebeğini ağız çevresine yakın yerlerden öpmesi diğer hastalıklar kadar diş çürüğünün de bulaşmasına neden olur.

BİBERON ÇÜRÜĞÜ

Annenin bebeğini gece boyunca emzirmesi dişlerin çok erken dönemde çürümelerine neden olur. Anne sütünün yapısındaki LAKTOZ isimli şeker çok çürük yapıcı  (karyojenik) bir maddedir. Bu nedenle, son emzirmeyi bebek uzun akşam uykusuna yatmadan önce uygulamak gerekir.

Biberon çürüğünün bir başka şekli de, uzun dönem sütün ya da mamanın biberonla geceleri uyku sırasında alınması sonucu oluşur. İlk dişler sürerken karbonhidrattan (serbest şeker) zengin sıvılarla beslenme de iki yaşından önce dişlerin şiddetli bir şekilde çürümesine yol açabilir.

Biberon çürüğünden korunmak için; biberon kullanımını en fazla 12-13 aya kadar devam ettirmek, uykudan hemen önce ya da uyku sırasında biberon kullanmamak ve ya mümkünse biberondan hemen sonra su içirmek ve dişler ile dişetlerinin düzenli olarak fırçalanması gerekir.

Tedavi; çürüğün erken teşhisi, uygulanacak tedaviyi kolaylaştırır. Çocuk mümkün olan en kısa sürede diş hekimine götürülmelidir. Bu yaşlarda oluşan çürükler, genel anestezi uygulamasıyla da tedavi edilebilir.

DİŞ ÇÜRÜKLERİ VE RESTORASYONLARI

Süt dişlerinde meydana gelen çürük lezyonlarında dişin düşme yaşı, çürüğün derinliği ve oluşan doku kaybına bağlı olarak yapılacak tedavi şekline karar verilir. Dişler dolgu maddeleri ya da paslanmaz çelik kuronlarla restore edilebilir. Sürekli dişlerde görülen çürük lezyonları da çeşitli dolgu maddeleriyle tedavi ve restore edilebilir.

DİŞ ENFEKSİYONLARI

Diş dokusu canlılığını kaybettiğinde, ağrı ve şişliğe neden olabilir. Dişin canlılığını kaybetmesi, diş çürüğü veya dişe gelen bir travma sonucunda gerçekleşebilir. Dişte meydana gelen renk değişikliği ya da ilerlemiş çürükler, enfekiyonun habercisi olabilir.

Enfeksiyon, hem süt dişlerinde hem de sürekli dişlerde görülebilir. Kanal tedavisi ya da dişin çekiminden önce antibiyotik kullanımı gerekebilir. Enfeksiyonlar sonucunda dişin her zaman çekilmesi gerekmez. Dişte yaralanma ya da çürükten şüphe duyulduğunda en kısa sürede diş hekimine başvurulmalıdır.

YER TUTUCULAR

Süt dişinin düşme yaşından önce çekilmesi gerekiyorsa yer kaybını engellemek için yer tutucu yapımına karar verilmelidir. Diş hekimi tarafından ölçü alındıktan sonra, teknisyenler yer tutucuyu hazırlarlar. Alttan beklenen diş gelinceye kadar yer tutucunun ağızda kalması gereklidir.

Yer tutucular sabit ve hareketli olarak iki ayrı tipte olabilir. Sabit yer tutucular, uygulanan diş üzerine yapıştırılır ve çekilen süt dişinin yerine sürekli diş sürdüğünde diş hekimi tarafından ağızdan uzaklaştırılır.

Hareketli yer tutucular, çocuk tarafından takılıp çıkarılabilirler. Ancak yer kaybının önlenmesi için sürekli takılmalı, yemeklerden sonra temizlenmesi için çıkarılmalı ve fırçalandıktan sonra yeniden takılmalıdır.

ÇÜRÜKTEN KORUYUCU UYGULAMALAR

Son yıllarda çürük sıklığı konusunda yapılan araştırmalar, bu sıklığın çocuklarda özellikle karışık dişlenme döneminde (7-11 yaş arası) yüzde 92-95’e ulaştığını göstermektedir. Bu yüksek çürük oranı, çocuğun gelecekteki ağız ve diş sağlığını, daha da önemlisi genel sağlığını koruma bakımından, çürükten koruyucu bazı yöntemlerin çocuklar üzerinde uygulanmasını zorunlu hale getirmiştir.

Dişlere topikalfluorid (diş minesini güçlendirici fluorid preparatları) ya da fissür örtücü(dişler üzerindeki yarık ve çukurcukların dişe sımsıkı yapışan örtücülerle kapatılması) uygulanması bu dişlerin tedavilerine göre daha ekonomik, çok daha kısa süreli ve ağrısız işlemler olması nedeniyle çocuklar üzerinde daha kolay uygulanabilir yöntemlerdir.

DİŞ TRAVMALARI

Travma oluştuktan sonra en kısa sürede diş hekimine ulaşmak, yapılacak tedavinin başarısını artırır. Hemen uygulanacak tedaviyle dişin canlılığını yitirmemesi; oluşabilcek rahatsızlığın giderilmesini, dişin eski şekline ve fonksiyonuna getirilmesini kolaylaştırır.

Travma sonucu diş kırılmışsa, kırık parçanın bulunması ve temiz su, serum fizyolojik ya da süt içine konarak en kısa sürede diş hekimine getirilmesiyle kırık parçanın dişe yapıştırılması ve restorasyon un daha estetik, doğal olması sağlanabilir.

DİŞİN TAMAMEN YERİNDEN ÇIKMASI

Dişe gelen şiddetli bir travma dişin yuvasından tamamıyla çıkmasına neden olabilir. Bu kazalar genellikle fiziksel aktivitenin yoğun olduğu okullar, oyun parkları ve havuzlarda meydana gelir. Arabayla seyahatlerde emniyet kemerinin takılması, bisiklete binilirken koruyucu (dişlik) kullanılması travma riskini azaltır.

Yerinden çıkan diş sürekli bir dişse, diş bulunduktan sonra süt, serum fizyolojik gibi bir sıvı içinde ya da hastanın kendi dilinin altında dişin köküne dokunulmadan, en kısa sürede diş hekimine ulaştırılması gerekmektedir. Bu tür travmalara uğramış dişler, doğru koşullarda ve en kısa sürede diş hekimine getirildiğinde başarılı bir şekilde yeniden yuvalarına yerleştirilebilir ve fonksiyon görmeleri sağlanabilir.

PEKİŞTİRME TEDAVİSİ

Ortodontik tedavi ile düzeltilmiş bozuklukların tedavi sonrasında korunma aşamasıdır. Bu tedavide amaç, düzgün konuma getirilen diş ve çenelerin konumlarının tekrar eski konuma getirilen diş ve çenelerin konumlarının tekrar eski konuma dönmemesi için dişlerin etrafında yeni kemik oluşumu ve kasların yeni konuma adaptasyonu için geçirilmesi gereken sürede düzgün konumları korumaktır.